Yine gidiyorsun…
hiçbirşey bırakmadan
Ve ben…
son kez bakıyorum ardından…

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne.... Şanslı biriyim ben!

<¯¨´*•~-.¸¸,.-~*´¨ Hoşgeldin Hüzün ¯¨´*•~-.¸¸,.-~*´¨>

Hoşgeldin Hüzün...





20.10.2006 - PYGMALION

Kategori: Image Hosted by ImageShack.us Mitoloji


PYGMALION

Bir zamanlar Kıbrıs Adası'nda Pygmalion adında bir heykel traş yaşardı. Bu adam mesleğine aşıktı. Hayattaki tek zevki yaptığı bu cansız dilsiz heykelleri ile ilgilenmekti. İnsanlardan uzakta tek başına yaşamayı seçmişti, insanların arasına karışmaz onlarla konuşmaz, dertleşmezdi. Heykellerinden başka kimseye önem vermez; sabahtan akşama kadar onlarla vakit geçirir, yeni heykeller yapar dertlerini tasalarını onlara anlatırdı.
Bir gün bu heykeltraş fildişinden bir kadın heykeli yaptı. Bu heykel o kadar güzel, o kadar etkileyici oldu ki, Pygmallion kendi yaptığı heykele aşık oldu. Onu bütün kalbiyle sevdi, ancak heykel cansız olduğu için bu garip heykeltraşın sevgisine karşılık veremiyordu.

Bir gün Pygmalion, bu güzel heykeli sevip okşarken, Aphrodite bu zavallı adama acıdı ve cansız fildişinden yapılmış heykele can verdi. Pygmalion heykelin canlanıp kendisine karşılık verdiğini görünce hayrete düştü. Bir mucize olmuş aşık olduğu heykel canlanmıştı. O günden sonra Pygmalion sevdiği kadınla çok mutlu bir hayat sürdü. Üstelik artık insanlardan da kaçmıyor, onların arasına katılıyordu.

-Netten Alıntı-

Kim Ne Yazmış? { yok } :: Yorum Yapmak İstermisin? :: Bağlantı
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!





19.10.2006 - KYKNOS

Kategori: Image Hosted by ImageShack.us Mitoloji

KYKNOS

Kan dökmekten bıkmayan zalim Ares'in çocukları da tıpkı kendisi gibiydiler. Bunlardan en yamanı Kyknos idi. Bu genç haydut dağ başlarında gezer, yolları keser, önüne çıkan yolcuları soyup soğana çevirir, sonra kim olursa olsun hiç acımadan vahşice öldürürdü. Vahşiliğini daha da öteye götürüp öldürdüğü insanların kafatasından babası Ares için bir mağbet yapmıştı.


Ama bir gün Kyknos, büyük kahraman Hercules (Herakles, Herkül) ile karşılaştı. Her zaman ki gibi orman da dolaşıp kendisine soyacak bir yolcu ararken karşısına Hercules çıktı. Hercules hırsızlara ve katillere derslerini vermeyi kendine görev edinmişti, dünyayı dolaşarak, bir bir insanlara zarar veren bu katilleri yakalıyordu ve Kyknos ta bunlardan biriydi.

Kyknos, Hercules'in parlak kalkanını görünce bir an evvel ona sahip olma arzusu ile kim olduğunu bilmeden ona saldırdı. İki cesur adam şiddetli bir kavgaya tutuştular, güçleri birbirine yakın olduğundan kavga uzun sürdü. İkisi de yorulmak nedir bilmiyordu. Derken Hercules, uzun mızrağını savurdu ve Kyknos'u tam boğazından vurdu.

Oğlunun öldüğünü öğrenen Ares, çılgına dönmüştü. Hemen yer yüzüne inip çılgın gibi Hercules'e saldırdı. Vahşi çığlıklar atarak mızrağını Hercules'e fırlattı aynı anda Athena'da oraya gelmiş ve mızrağın yönünü değiştirerek Hercules'e yardımcı olmuştu. Bunu üzerine Ares kılıcına sarıldı, ama o daha kılıcını çıkaramadan Hercules üzerine saldırdı ve onu bacağından yaraladı. Ama o bir tanrıydı onu öldüremezdi. Bu yüzden onu yaralı haliyle bıraktı. Periler Ares'i tedavi için tanrıların dağına götürdüler. Ama ondan önce Ares ölen oğlunu beyaz bir kuğuya çevirdi.

 

-Netten Alıntı-

Kim Ne Yazmış? { yok } :: Yorum Yapmak İstermisin? :: Bağlantı
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!





18.10.2006 - APHRODITE (VENUS)

Kategori: Image Hosted by ImageShack.us Mitoloji

 

APHRODITE (VENUS)

Göz kamaştıran bir güzelliğe sahip olan Aphrodite güzellik tanrıçasıdır. Efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. Bir ilkbahar sabahı, Kıbrıs Adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlendi. Bu dalga ile birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurdu. Sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli Aphrodite çıkmıştı. Beraberinde aşk tanrısı olan oğlu Eros da vardı. Kumsalda yürüdükçe bastığı yerlerde renk renk güzel kokulu çiçekler açıyordu.

Zaman tanrıçaları olan Horalar onları karşıladılar ve önce Aphrodite'i güzelce yıkayıp vücudundaki tuzlu deniz suyunu temizlediler. Uzun saçlarını örüp başını altın bir taçla süslediler, üzerine tülden süslü elbiseler giydirip, boynuna kıvılcımlar saçan kolyeler taktılar. Daha sonra onu ve oğlunu alıp Olympos'a çıkardılar. Olympos'taki tanrılar bu güzeli görünce hayranlıklarını gizleyemediler.

O günden sonra Aphrodite güzellik ve aşk tanrıçası olarak Olympos'ta diğer tanrı ve tanrıçalarla birlikte yaşamaya başladı.

Aprodite güzelliği ile sadece tanrıların değil, insanların da gönlünü fethetmişti. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor, onlara neşe ve sevinç veriyordu. Diğer yandan kimi zaman bu neşe ve sevinç aşk acısına da dönüşebiliyordu. Güzel tanrıça, gücünü sadece insanlar ve tanrılar üzerinde göstermezdi. O tüm tabiata söz geçirebilirdi. Tek bir tatlı bakışıyla kudurmuş dalgaları sakinleştirir, nefesi ile deli gibi esen rüzgarları dindirirdi. Yeryüzünde her şeyi o diriltir, o canlandırırdı. Kurumuş çiçekleri tekrar canlandırır, dünyayı süsler, güzelleştirirdi.

 

-Netten alıntı-

Kim Ne Yazmış? { yok } :: Yorum Yapmak İstermisin? :: Bağlantı
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!

<- Hüzün Adasında İlerle ->

Kayıp kentin güzel insanı. Rüzgar esermi sizin oralarda? ve Umut türküsü söylenirmi sevda misali Yada Buradan sesimiz duyulurmu Bir selam desek dosta...



Ay Işığında Dans Ediyorum
Sen okyanus oldun;
Ben nehir oldum, kavuşmak için sana,
Çakıl taşları takıldı ayaklarıma.
Ben yakamoz oldum;
Sen yıkanan deniz kızı oldun,
Yakamoz aydınlığında...
Sen bulut oldun;
Ben damla oldum her seferinde buharlaşıp,
Döndüm tekrar sana.
Sen ağaç oldun;
Ben yaprak oldum, salındım rüzgarlarla,
Ayaz geceler şahit gözyaşlarıma...
Sen toprak oldun;
Ben tohum oldum serildim toprağa,
Güneş kavurdu kavurdukça.
Sen sarp kayalık oldun;
Ben nergis oldum,
Kokum dağ boylarında...
Sen Zeus oldun;
Ben Prometheus olamadım oysa...
Yüreğim kadar yakın,
Düşlerim kadar uzak olan sevgiliye;
Uçsuz bucaksız evrende
Bir yerlerde varsın biliyorum
Birgün ellerim dokunacak
Yüreğim kafesinden çıkarak
Karışacak çağlayanlara
Biliyorum sen ve ben
Aynı düşün içindeyiz.
Sen beni ben seni arıyoruz.
Kelebeklere baktığında
Senin de gözlerin doluyor
Düşündükçe,
Güzelliklerini ve kısacık ömürlerini
Dün gece yine aynı düşü paylaştık
Atlayıp bir gemiye dünyayı dolaştık sevgili
Yunusların çığlıklarıydı şarkımız
Ve yıldızlar
Ve ay parlıyordu üzerimizde
Sen iç çekiyordun sevdiğim
Çünkü
Bu düşün sonunda
Yine aynı dünyada
Düşlerin kadar uzak
Yüreğin kadar yakın olacaktım
Ben de senden uzak olmanın acısını çekiyorum
Yaşadıkça bu acıyı
Seni daha çok seviyorum
Biliyorum
Birgün
Düşlerim kadar uzak
Yüreğim kadar yakın olmayacaksın.
Yüreğimde ve elimi uzattığımda
Dokunabileceğim kadar yakınımda olacaksın.
Ansızın
Çıkacaksın düşlerden
Kapkara gözlerin bir ışık olup
Sızacak geceme
Gecem yıldız olacak gökyüzüne
Okyanuslardan dağlardan
Gelen rüzgar,
Al beni
Götür o uzak
Diyarlara.
Kaldırmıyor yüreğim bu ağırlığı;
Kalbim,
Ellerim,
Kanıyor.
Kalbim ellerimde
Ellerim ise üşümekte.
Dinle
Rüzgarın şarkısını
Ağıtlar yakar gibi sevdaya
Ve yalnızlığa
Kelimelerim ne kadar da çaresiz
Nasıl da sessiz
Boğazım düğümleniyor
Sonra;
Gözlerim nehir oluyor,
Bulut oluyor,
Ve sonra
Uzun bir yolculuğa çıkıyor
Düşüncelerim
Parçalara ayrılıyorum
Her parçam ayrı bir ülkede
Sonra birden
O aklımı alıp götüren müziğin sesi
Ay ışığında dans ediyorum
Yıldızlarla...
Yakamozlar yanıyor
Dalgalar vurdukça
Yusuf UYGAR

Beni Unutma
Neden
Şiraze’den Şiraze’ye Saklı Mektuplar 8
...
Eflatun'a İki Soru
Baş harfi Ben
Sen Gelirsin Aklıma
Gitme Kal Diyemedim / Nuri CAN
Geldiğinde
Sobelendim. Ve Sobeliyorum :))
Bekle / ATTİLA İLHAN
Geri Dön
Gittin / Mehmet COŞKUNDENİZ
Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
Sustum / Nuri CAN
Yılmaz Erdoğan'dan . . .
Umudun Bittiği Yerde
Aşk İki Kişiliktir / Ataol BEHRAMOĞLU
Özlü Sözler
Sen Benim Hiçbir Şeyimsin / Attila İLHAN
Gittin
Yokluğun
İçimde Çok Fazlasın
Uyanma Vakti
Terkediş


Ana Sayfa
Profilim
Define Adasi
Arkadaşlarım


zero1
hakan kartal
ozii
iseedeadpeople
qetes
nergizcankul
f16okay
atilaisik
toska
eroman
mansur
nilgunce
thelosthighway
dusdamlasi
gizemliadam
beyazatliprens
vaktimesk
kayipsimurg
mcathena
aybikekarciga
bilsu
polyy
aloneangel8
wolf7unitedstates
epack
drbahadir

Yalnız / Bir Hüzün Alabilirim


Özlemlere doluyum
Ağlamaklara dolu
Ayrılıklara kapalı....
Yokluğuna açılacak
Takati yok perdelerimin.
Yeni hüzünlere
Çoktan kapattım kapıları.
Sayısını unuttum / gitmelerinin
Tekrar gitmek üzere / bana dönmelerinin.
Söyle!
Ben şu üç günlük ömre
Daha kaç ayrılık sığdırabilirim !
Söyledim ya / doluyum
Sattım ömrümün tüm koltuklarını
Her gece kapalı gişe.
Ama / sen
Gelmeyeceksen eğer,
(Bir tek ona yerim var)
Yalnız bir hüzün alabilirim.
Kâmuran Esen


Blog Ekle

McAthena





εїз bilsu εїз sayfasına ulaşmak için tıklayınız!





Taklitlerimden sakınınız :)